Lenfödemde erken tanının önemi

Anadolu Lenfödem Derneği Başkanı Prof. Dr. Pınar Borman, lenfödemde erken tanının çok önemli olduğunu söyledi.

Anadolu Lenfödem Derneği Başkanı Prof. Dr. Pınar Borman, lenfödem hakkında bilgiler verdi. Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanserlerin başında yer aldığını belirten Prof. Dr. Borman, “Erken evrede teşhis edildiğinde tamamıyla tedavi edilebilen bir hastalık olan meme kanserinin tedavi seçenekleri, kanserin yayılma durumuna göre değişkenlik göstermekte ancak çoğunlukla hastalara cerrahi tedavi sonrası koruyucu amaçlı kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler uygulanmaktadır. Bu yöntemler kanserle mücadelede önemli avantajlar sağlasa da hastayı rahatsız eden bazı komplikasyonları da beraberinde getirebilmektedir. Cerrahi müdahale ve/veya radyoterapi sonrası hastaların yüzde 20-30’unda hafif yada orta şiddette lenfödem (kolda veya bacakta şişlik) görülmektedir” dedi.

Lenfödem nedir?
Prof. Dr. Borman, “Lenfödem, doğumsal veya kanseri cerrahileri ile radyoterapi sonrasında hemen, aylar veya yıllar sonra lenf sıvısının aşırı miktarda birikmesine bağlı olarak; kol, el, göğüs ön duvarı veya meme bölgesi keza alt ekstremitede bacaklar, ayak ve genital bölge civarında ortaya çıkan ödem (şişme) ile kendini gösteren progresif yani ilerleyici bir hastalıktır.

Lenfödem belirtileri ise, meme de, göğüste, omuz veya el de şişme. Kol veya elde ağırlık hissi. Deride gerilme hissi, cilt dokusunun yapısında ve renginde değişme (enfeksiyon varsa genellikle kırmızı.) Batma, yanma, ağrı ve huzursuzluk hissi. Eklemlerde kısıtlanmış hareket hissi (genellikle; omuz, el ve bilek eklemlerinde.) Kolu, ceket veya t-shirt içine yerleştirme de zorlanma. Sütyen ölçüsünde artış. Saat, bilezik ve yüzüklerin dar gelmeye başlaması. Ayaklarda, bacaklarda veya genital bölgede şişme. Yürümede zorluk. Ayakkabı giymede veya pantolon giymede zorlanma, sıkma. Bacaklarda ağırlık hissi. Deride gerilme hissi, cilt dokusunun yapısında ve renginde değişme. Ağrı, uyuşma, huzursuzluk hissi eklemlerde kısıtlanmış hareket hissi (genellikle; ayakbileği ve kalça.) Ayakkabı numarasında büyümedir” ifadelerini kaydetti.

“Erken dönemde uygulanan boşaltıcı fizyoterapi yaklaşımları lenfödem riskini azaltıyor”
Erken rehabilitasyonun, meme kanserinde cerrahi müdahale sonrası oluşabilecek lenfödemin sıkıntı verici etkilerini azaltabildiğini gösterdiğini belirten Anadolu Lenfödem Derneği Başkanı Prof. Dr. Pınar Borman, “Yakın zamanda yapılan bir derlemede komplet dekonjestif terapinin lenfödemli hastalar üzerinde çok etkili olduğunu, ne kadar erken tedaviye başlanırsa başarının o kadar yüksek olacağı gösterilmiştir. Yine başka bir çalışma; erken dönemde uygulanan lenfödem rehabilitasyonunun daha etkili olduğunu ve bu etkinin en az iki yıl devam ettiğini bildirmektedir. Yine pelvik kanserlerden sonra bacakta gelişen lenfödemde, şişlik çok artmadan uygulanan yoğun fizyoterapinin şişliği azaltmada çok etkili olduğu belirtilmektedir” diye konuştu.

Lenfödem tedavisinin önemi
“Günümüzdeki teknolojik gelişme ve ilerlemelere bağlı olarak meme kanseri tanısı erken evrede konup cerrahi, radyoterapi ve kemoterapiler ile oldukça başarılı olarak hastalar tedavi edilebiliyor ve hastaların sürvi dediğimiz sağ kalım süreleri normal veya normale yakın olabiliyor” diyen Prof. Dr. Pınar Borman, “Meme kanserini yenmiş hasta, normal yaşamına dönmek isterken kolundaki şişlikle mücadele etmek zorunda kalıyor. Kıyafetlerini giymekte günlük yaşam aktivitelerini yapmakta zorlanıyor, hem görünüm hem fonksiyonel olarak sıkıntılar yaşıyor. Lenfödem ilerledikçe enfeksiyonlar, ciltte değişiklikler meydana geliyor ve hayatı tehdit edebilecek sekonder (ikincil) sorunlar oluşabiliyor. Çoğunlukla hastalar nereye başvuracaklarını bilemiyorlar, sağlık profesyonellerinin de konuyla ilgili farkındalığı az olduğu için uygun yönlendirmeler yapılamayabiliyor, bu hastalar bir anlamda kaderleri ile başbaşa kalabiliyor” dedi.
Her hastada cerrahi ve diğer tedaviler sonrasında lenfödem gelişiminin farklı olabildiğine dikkat çekn Prof. Dr. Borman, “Bazı hastalarda ameliyattan hemen sonra bazılarında haftalar aylar içinde bazılarında ise yıllar sonra görülebiliyor. Hastalığın ilerlemesi de yine her hastada farklı olabiliyor. Bazı hastaların kolları bir miktar şişip durabiliyor, bazılarında ise çok daha hızlı ilerleyebiliyor. Bu dönemde de eğer tedaviler yapılmazsa cilt değişiklikleri, tekrarlayan enfeksiyon, yaralar gibi komplikasyonlar görülebiliyor. Enfeksiyon durumunda kol sıcak, kırmızı ve daha fazla şiş bir hal alıyor. Hastalığın ciddiyetine göre ateş yükselmesi, kan değerlerinde bozulma ve halsizlik de görülebiliyor. Enfeksiyon tedavi edilmezse hayatı tehdit edici bir durum alabiliyor” bilgisini verdi.

“Tedavi ve komplikasyonlardan korunmanın tek yolu grup tedavi yöntemi”
Lenfödemin tedavisi ve komplikasyonlardan korunmanın tek yolunun “Kompleks Boşaltıcı Terapi” olarak bilinen bir grup tedavi yöntemi olduğunu ifade eden Borman, “Bu tedavide fizik tedavi uzmanı, fizyoterapist, psikolog, hemşire ve diyetisyenden oluşan tedavi ekibi 45 dakika süren özel bir masaj tekniği (manuel lenfatik drenaj), özel sargılarla çok tabakalı bandajlama, egzersiz ve cilt bakımından oluşan tedavileri hastalara uyguluyor. Hastaların şişliği azalınca ve bu azalma sabitlenince (haftalık ölçümlerle buna karar veriliyor) hasta; hayatının sonuna kadar devam edecek olan 2’nci faza geçiliyor. Bu fazda hasta gündüzleri halk arasında kolluk veya kol çorabı olarak bilinen özel bası giysileri giyiyor, akşamları ise gerektiğinde bandajlama yapıyor. Öz bakım burada çok önemli çünkü hastalar her gün cilt bakımlarını, self masaj ve self egzersizlerini yapmaya devam ediyor. FTR uzmanları da hastaları 3-6 aylık aralarla takip ediyor. Lenfödem tedavisinde pompa, krem, ağızdan alınan ilaçlar tek başına yeterli olmuyor. Şiş kola verilen basınçlı kolluk uygulaması da; eğer pnömotik kompresyon denilen cihazlar eski tip ve az kanaallı ise, uygun basınç verilmezse, hastanın diğer hastalıkları göz önüne alınmadan bilinçsizce uygulanırsa ve tek başına bir tedavi metodu olarak uygulanırsa, yarar yerine zarar verebiliyor. Bazı hastalarda şişliğin memeye veya gövdeye veya genital organlara (Bacak lenfödeminde) yayılmasına neden olabiliyor” açıklamasında bulundu.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz